Reklam
Bugun...
FATİH ve FETİH 1


M.FATİH BEKİRHAN
 
 

 Stratejik açıdan bakıldığında, medeniyetlerin merkezi olarak kabul edilen coğrafyanın kilidi olan ve boğazların anahtarı sayılan İstanbul, büyük ülküler peşinde koşan Osmanlı Türkleri için mutlaka fethedilmesi gereken yerlerin başında gelmekteydi.

“Konstantiniye mutlaka fetholunacaktır. Onu fetheden kumandan ne mutlu, onu fetheden asker ne güzel askerdir”. Sevgili Peygamberimizin (sallallahu aleyhi vessellem) Müslüman asker ve komutanlara yol gösteren bu mübarek hadisine mazhar olmak için başta muhteşem sahabe kadrosu olmak üzere bütün Türk hakanları, İstanbul’un fethedilmesini başlıca hedefleri olarak görmüşlerdi. İstanbul’u fethettikten sonra “Fatih” unvanını alan 7. Osmanlı padişahı Sultan II. Mehmet Han’ın (Allah ondan razı olsun) 1453 yılındaki kuşatmasına kadar İstanbul 12 defa Müslümanlar tarafından muhasara edilmiş, ancak fethedilememiş-tir.

Peygamberimizin (sav) övdüğü kumandan ve asker olabilmek arzusuyla Bizans surlarını kuşatmaya alan Müslümanların ilk fetih hareketi, Halife Hazreti Osman (radiyallahu anh) döneminde Hicretin 34. yılında (Miladi 655) Dımaşk (Şam) valisi Muaviye’nin kumandasında başlamıştır. 15 yıl sonra ikinci defa kuşatılan Doğu Roma başkentinin surları önünde, yaşı 80 olan büyük sahabe Eyyubi’l Ensari’de (r.a.) bulunmaktaydı. Kuşatma sırasında şehadet şerbetini içen Eyüp Sultan’ın kabri 8 asır sonra Fatih sultan Mehmet ve hocası Akşemseddin (r.a.) tarafından keşif yolu ile ortaya çıkarılacaktır.

3 ve 4. kuşatmalar da Emeviler döneminde yapılmış, ancak bir netice elde edilememiştir. En uzun süren kuşatma 3. kuşatma olup, 7 yıl aralıksız devam etmiş, bu savaşlar sırasında binlerce İslam askeri ve pek çok sahabe şehit düşmüş, bu mübarek şehitler, 8 yüzyıl sonra İstanbul’u fethedecek olan Türk askerine, ruhaniyetleri ile destek olmuşlardır. Müslüman Arapların İstanbul’a karşı yapılan son fütuhat hamlesi, Abbasi halifesi Mehdi döneminde (M. 782) geleceğin meşhur hükümdarı Harun Reşit komutasındaki ordu ile yapılır. Müslümanları İzmit yakınlarında karşılayan Bizans ordusu buradaki savaşta yenilir, daha sonra İstanbul surları çevresinde de muharebe devam eder, ancak fetih gerçekleşemez.

Osmanlılar dönemindeki gazaların başlıca hedefi de, İstanbul etrafındaki Bizans kalelerinin ele geçirilmesinden sonra Doğu Roma’nın kalbiydi. En büyük saldırılar Yıldırım Bayezid döneminde yapılmış, İstanbul surları bu devirde 4 defa kuşatmaya alınmıştır. Yıldırım’dan oldukça çekinen imparator, padişahın emri üzerine İstanbul içerisinde Türk mahallesi ve bir cami inşa ederek Osmanlıya hoş görünmeye çalışmış, ancak, Yıldırım Bayezid 1402 Ankara savaşında nursuz Timur önünde mağlup olunca buradaki Türklerin tamamını katletmiştir.

Musa Çelebi ve Sultan II. Murat döneminde de İstanbul surları sonuçsuz kalan muhasaralara sahne olur. İkinci Murat’ın 1422 yılındaki kuşatmasına, devrin büyük evliyalarından olan Emir Sultan’da dervişleriyle birlikte orduya katılarak çarpışmalara katılmıştır. Osmanlı öncesinde de Selçuklular ve Sultan Alp Arslan İstanbul’u fethetmeyi düşünmüş, fakat Malazgirt zaferinden bir yıl sonra Alp Arslan’ın şehit edilmesi ve üst üste gelen Haçlı Seferleri, Selçukluların bu yöndeki faaliyetlerini engellemiştir. 





YORUMLAR

Henüz Yorum Eklenmemiştir.Bu Haber'e ilk yorum yapan siz olun.

YORUM YAZ



YORUM YAZ

FACEBOOK YORUM
Yorum

YAZARIN DİĞER YAZILARI

HABER ARA
SON YORUMLANANLAR HABERLER
ÇOK OKUNAN HABERLER
VİDEO GALERİ
FOTO GALERİ
GÜNDEM'DEN BAŞLIKLAR
Henüz anket oluşturulmamış.
 YUKARI