30 Ekim 2014 Perşembe

AL AŞKINI ÇAL BAŞINA

20 Kasım 2013, 12:31
Bu makale 283 kez okundu
AL AŞKINI ÇAL BAŞINA
İLHAMİ DİNÇER

Şivan Perver ve Ahmet Kaya’yı Başbakan mı yolladı yurt dışına? Elbette hayır. Peki, o kişiler ülkeyi çok mu seviyor? Ona da hayır. Öyle ise sevmenin ölçüsü ne? Kanunlarımıza göre hala suçlu ve arananlar listesindeki kişiye kucak açmak, vali dâhil bütün bürokratları esas duruşta bekleterek sınırdan gelecek ve gelirken PKK bayrakları ile kurtarıcı olarak gördükleri, aslında milletimizin düşmanları olan kişileri VIP misafir olarak karşılamak neyin nesi? Şimdi onları KAHRAMAN ilan etmenin anlamı ne? *** İş daha da sarpa saracak gibi. Kaş yapalım derken gözler çıkarılıyor, iktidar farkında değil. Ya da işine öylesi geliyor. “DOKUZ AYDIR TERÖR OLAYI YOK, ÖLEN YOK” diyerek övünenler, bilesiniz ki elden giden vatandır. Vatan elden gittikten sonra namaz kılmak için bakalım kimlerden izin almak zorunda kalacaksın? “Önüne kemik attığınız itin kulübesini yıksanız havlamaz” diyenlere gel de hak verme o zaman… Yalnız gitseniz, “Başınızla baş aşağı” diyeceğim ama bu vatan hepimizin. Batacak geminin içindeyiz maalesef. Ve bizler bu ülkeyi sizlerden çok çok fazla seviyoruz. Bu vatan için verdiğimiz 5000 den fazla şehidimiz bunun ispatı. ***Bu ülkede oturan, bu ülkenin nimetlerinden faydalandığı halde, her fırsatta ihanetlerini sergileyenlerden ne bekliyoruz? Sıradan, hepsi: “Özerklik yetmez, devlet kuracağız, başkentimiz de Amed olacak” diye bir yerlerini yırtmalarına rağmen bunları görmemezlikten gelerek, saf saf, “Kardeşlik” nutukları atmanın kime ne faydası var? ***Adam, ağzını doldura ana avrat küfrediyor, sen ise bununla yetinmiyor ve: “Küfretmekle olmaz, gel uygula” der gibi kucak açmış yanına davet ediyorsun it uğursuzu. “Saz çalmaktan başka suçu yok” dediğin adam, silmek için uğraştığın T.C Devletine her türlü hakareti yapıyor. İyi saz çalıyor, olabilir(!) Zaten T.C Devlet Başkanının “CUMHURBAŞKANLIĞI KÜLTÜR VE SANAT BÜYÜK ÖDÜLÜ” vermesi de bunun başlangıcı oldu her halde(!) Verilen ödülün maksadı da Türk Müziğine katkısı içindi sözde. “Dostumu rahmetle anıyorum. Keşke o da burada olabilseydi” der isen, al senin olsun. Ama o kişinin neden yurdumda değil de Fransa da can verdiğini de açıklamalısın. “ARABAMI ŞEREFSİZLERİN MEMLEKETİNDE BIRAKTIM” diyen o “CAN DOSTUNUN” ne demek istediğini ve o “Şerefsizlerin” hangi memlekette yaşadıklarını ve de o memleketi kimlerin yönettiğini de vatandaşa anlatıver. Şivan Perver’in ne diye 37 yıldır yurt dışında olduğunu ve bu süre içinde milletimiz ve devletimiz aleyhine yaptıklarını da anlatmak lazım. “BENİM VERDİĞİM ZARARDAN DAHA MI ÇOK ZARAR VERDİLER?” dersen, ona söyleyecek sözüm olmaz. O konuda yerden göğe kadar hakkın var. Tam da sapı orman ürünü olan balta misali… *** Fakat saman altından sular akmaya devam ediyor. Sayın Arınç “Kum torbası olmam” demesine demişti ama görülen o ki kum torbası değil fakat başka hallere dönüştürüldüğü gerçek. “Açılım” ile birlikte Türkçenin de içine ettik. Cumhuriyetin kuruluş yıllarında yapılmış konuşmayı dahi anlamakta güçlük çekiyor ve “Osmanlıca” diyerek “Öz Türkçe (!)” adıyla anılan uyduruk kelimeler arıyorduk. Sözde dilimizi sadeleştiriyorduk. Şimdi “Dilimiz” de kalmayacağı için, iktidar sayesinde 36 etnik gurubun dilini kullanacağız. Adamlar “ANA DİLİM” diye tutturdular. Haklı olabilirler, fakat sıkıysa git de ABD de diret bakalım. Yürek ister. Sayın Arınç Mecliste yaptığı konuşmada, şahdamarını şişire şişire “KÜRTLERE NE VERİLMESİ LAZIM GELİYORSA VERECEĞİZ” diye bağırıyordu. Kürtlere ne istediklerini vermeyi bırak da, Başbakanın ile T.C. Devletinde “DERSHANE” problemini çöz önce. Sonra da “KUM TORBASI” olmaktan kurtul. *** Geçmişte, Ecevit’in meşhur, “DÜZENİ DEĞİŞTİRECEĞİZ” sözü vardı. Nedense hep “Düzen” değişirdi de “Düzülen” aynı kalırdı. Devran devam ediyor. Sayın Başbakan gibi çocuklarını ABD de karşılıksız okutacak dostları ve özel okullarda okutacak parası olmayan vatandaşların dayanakları olan dershaneler “AÇILIM” a kurban gitti. İşin garibi, daha yoksul ve daha zor şartlarda yaşayan Doğu ve Güneydoğu Anadolu’nun insanına daha çok zararı var bu kapatmaların. Sözde “Açılım” ile kardeşlik ve birlik sağlayacağını savunan iktidar, dershaneleri kapatma kararı ile bu insanları ne kadar zorda bıraktığının hesabını bile yapmıyor. Var mı yok mu “Kürtçü ve Bölücü” ye hizmet. Vatanı sevmekten başka suçları olmayanlar ne yaparsa yapsınlar… *** “Allahın sopası yok” derler ya, doğru. Bakın, yapılan her seçimde ve referandum oylamasında AKP kadrolarından çok çalışan cemaatin lideri benzetmesini yapmış bile. “İnsanların köpüren nefretleri ve kinleri hiçbir zaman dinme bilmemiştir. Bazen bir tirandan gelebilir, bazen bir firavundan gelebilir, bazen bir nemruttan gelebilir, bazen bir Sezar’dan gelebilir, bazen de yanınızda sizinle beraber namaz kılan birisinden gelebilir. Aynı namazı kıldığınız halde namazın içerisinde bir çelme yiyebilirsiniz. Bütün bunlar karşısında duygu ve düşünce açısından sarsılmamak için Allah’ın ipine sımsıkı sarılmak lazım.” *** Menfaat söz konusu olunca, demek ki: “SİZİNLE BERABER NAMAZ KILAN BİRİSİ, NAMAZ İÇERİSİNDE ÇELME ATABİLİR.” miş. Bunların Müslümanlığı da bu imiş demek. ***Tevekkeli anlayamıyorduk, bu nasıl İslam anlayışı deyip duruyorduk. Demek bunları bir arada tutan “MENFAT imiş. Göreceksiniz yapılacak seçimde İstanbul CHP adayı Mustafa Sarıgül bunlar için “KURTARICI” olacak ve Ondan sonra: “AL AŞKINI ÇAL BAŞINA”

    Yorumlar

GAZETE MANŞETLERİ

HAVA DURUMU

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

NAMAZ VAKİTLERİ

Görüntülemek istediğiniz ili seçiniz:

EN ÇOK YORUMLANANLAR

BUGÜN

BU HAFTA

BU AY

SENDE YAZ

Ziyaretçi Defteri

Siz de yazmak istemez misiniz?

ARŞİV